<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Kalbden Gönüle</title>
        <description>et ve iç</description>
        <link>http://samiyaylali.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 22:05:31 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>ARMAGEDDON</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/armageddon_3486300.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/armageddon_3486300.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE class=MsoNormalTable cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top width=&quot;100%&quot;&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;SAVRULUNCA GÖKLER&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;HER YARATILAN BUCAKTA ÖLÜMÜ BEKLER&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;CESETLER BİBİRİNİ UNUTUR&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;GAFLET KORKUYLA BİR OLUR&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;NUR TAMAMLANIR &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;SUR DUYULUR&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;ALEMLER YOLA KOYULUR&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;SIRAT SONU PERDELER&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;BİR YANI YANGIN&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;BİR YANI SARHOŞ VE BAYGIN&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;GENİŞLİĞİNİ İMAN&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 03 Jul 2007 22:45:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İsmi-Azam</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/ismi-azam_3486243.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/ismi-azam_3486243.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=HB_Mail_Container height=&quot;100%&quot; cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0 UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;

&lt;TR height=&quot;100%&quot; width=&quot;100%&quot; UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;
&lt;TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width=&quot;100%&quot; background=&quot;&quot; height=250 UNSELECTABLE=&quot;off&quot;&gt;
&lt;P&gt;İSLAMIN ORDUSU SIÇRARKEN &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;DİYARLARA HÜKMEDEN SURLARDAN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;YIKILIR İSMİ LAZIM GELMEYEN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ZAMANSIZ KALMIŞ İFRİTLER&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;YALAN YAZANLARIN DEFTERİ YANARKEN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;YANGINLA BÜTÜNLEŞMİŞ DUMANDAN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;YAZDIRIR ONUN SIRLI ADINI BİLEN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İNCE NARİN DİVİTLER..&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/ismi-azam_3486243.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 03 Jul 2007 22:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Soyutluk mu? Kadere bırakılmış gelecek mi?</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/soyutluk-mu-kadere-birakilmis-gelecek-mi_3321315.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/soyutluk-mu-kadere-birakilmis-gelecek-mi_3321315.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=HB_Mail_Container height=&quot;100%&quot; cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0 UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;

&lt;TR height=&quot;100%&quot; width=&quot;100%&quot; UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;
&lt;TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width=&quot;100%&quot; background=&quot;&quot; height=250 UNSELECTABLE=&quot;off&quot;&gt;
&lt;P&gt;Soyutluk mu? Kadere bırakılmış gelecek mi?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu yaz aylarında Cennetin Çocukları isimli bir İran filmini izlemiştim filmin ilginç yönü film sanki bitmiyordu hep bir şeyler eksik kalmıştı. 2 ay önce de Baran isimli yine bir İran filmini izledim bu filmin tek farkı Oscar akademi ödülüne aday gösterilen ilk ve tek İran filmi oluşuydu yani bu filmin de sonu yoktu kopuktu. Bu filmlerin ikincisi de çekilmediğine göre böylesine muazzam bir başarıya rağmen sonlarının neden olmadığını anlamıyordum. Daha sonra Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak isimli Türk filminin de tam bir sonu olmadığını gördüm. Merakım iyice artmıştı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Sanat Tarihi derslerinde minyatürü ele almıştık minyatürler görüntüde 2 boyutlu olmasına rağmen aslında 4 boyutluydu. Çünkü zaman kavramı işin içine girmişti. Ama ortada 3.boyut yani derinlik yoktu. Hâlbuki Osmanlı sanatçıları normal resimler de 3.boyutu çok güzel verebildikleri halde neden minyatürlerde bunu kullanmamışlardı? Sanat Tarihi hocamıza bunu sorduğumda aldığım cevap benim minyatür konusundaki şüphelerimi kaldırdığı gibi filmlerin de sonunu dolduruyordu sanki. Hocamız minyatürde ve doğu sanatlarının genelinde 1boyutun mutlaka tanrıya ayrıldığını söylemişti. Buna birde Picasso'nun ve diğer kübist sanatçıların minyatürdeki 4.boyuttan etkilenerek kübiz.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/soyutluk-mu-kadere-birakilmis-gelecek-mi_3321315.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 21:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Aydınlanma Kütüphanesi</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/aydinlanma-kutuphanesi_3321287.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/aydinlanma-kutuphanesi_3321287.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=HB_Mail_Container height=&quot;100%&quot; cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0 UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;

&lt;TR height=&quot;100%&quot; width=&quot;100%&quot; UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;
&lt;TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width=&quot;100%&quot; background=&quot;&quot; height=250 UNSELECTABLE=&quot;off&quot;&gt;
&lt;P&gt;Proje hocamız anlatmıştı bir öğrencisine yıllar önce verdiği bir ödevi fransada aydınlanma döneminde bir kütüphane inşa etmekmiş.ödevi hazırlayan şahsın hazırlayıp geldiği fikir mükemmeldir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;kütüphanenin her yeri şeffaf camdan yapılmıştır ve her cephesi raflarca kitapla doludur.insanlar kitap aldıkça içeriye güneş ışığı girebilecektir.aydınlanma bu şekilde gerçekleşecektir.bu başarılı fikir çok tutar ve şuanda da öyle bir bina inşa edilmiştir.ben maalesef bu binanın ismini bilmediğim için bulamadım.&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/aydinlanma-kutuphanesi_3321287.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 21:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kırık Mevsim</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/kirik-mevsim_3321193.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/kirik-mevsim_3321193.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=HB_Mail_Container height=&quot;100%&quot; cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0 UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;

&lt;TR height=&quot;100%&quot; width=&quot;100%&quot; UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;
&lt;TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width=&quot;100%&quot; background=&quot;&quot; height=250 UNSELECTABLE=&quot;off&quot;&gt;
&lt;P&gt;kırk gün kırk gece hüzün sohbetlerinden&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;pejmurde ayrılıklara uyandık&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;yazın yandığımız sokaklarda&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;kırk ikindin ıslandık...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;yıldız kayarken akşamlara&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;çatılardan kayan başlar&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;hicranın tanığı&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;aynı anda sanığıydı...&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/kirik-mevsim_3321193.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 21:22:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sessiz ama sensiz değil...</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/sessiz-ama-sensiz-degil_3320913.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/sessiz-ama-sensiz-degil_3320913.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=HB_Mail_Container height=&quot;100%&quot; cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0 UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;

&lt;TR height=&quot;100%&quot; width=&quot;100%&quot; UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;
&lt;TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width=&quot;100%&quot; background=&quot;&quot; height=250 UNSELECTABLE=&quot;off&quot;&gt;
&lt;P&gt;sessizliğe açılan ama sensiz kalamayan&amp;nbsp;bir gemi düşün.sustukça batmıyorum konuştukça batanlar gibi değilim ben.her sevenle aynı acıları bende çekiyorum aynı açılardan ben de bakıyorum farklı olan sadece ve sadece kelimelerim.ben seni hiç bir cümlenin içinde kullanamıyorum.hani ben gemiyim ya iskele sancak alabanda foga yok abi hepsi hikaye...bir türlü bulamıyorum rotayı batmıyorum ama harekette etmiyorum. neyse yalvar kul Allaha yalvar TEK ÇIKAR YOL BU...&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/sessiz-ama-sensiz-degil_3320913.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 20:56:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KahveMollası</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/kahvemollasi_3320466.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/kahvemollasi_3320466.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Fincanın dibindeki telveyi süzüyordu sakallı çekik gözlü adam.Karşısındaki ise onun mimiklerinden bir anlam çıkarmaya çalışıyordu.Çekik gözlü adamın gözleri aniden faltaşı gibi açıldı.Gördüğü her neyse onu dehşete sürüklemişti.Usulca üzerine yığıldığı koltuk kılıklı sandalyeden kalktı kısık ama keskin bir ses tonuyla o uğursuz lafı ediverdi.&quot;öleceksin&quot;deyişi çadırda yankılandı bu imkansızdı çünkü çadır sesi yankılatmazdı.Bu sözü karşıdakini ne kadar etkilediğini görmek için ayinsel bir zevklekarşısındaki adma baktı.Adam çoktan ölümün habercisiyle helalleşmiş ruhunu teslim etmişti.adam düpedüz beton kesilmiş ve ses bu yüzden amfi heyecanı vermişti çadıra.çekik gözlü hoca ilmini kimseye aktaramıyordu çünkü her öğrencisi son derste ölüveriyordu;fakat kendisi böyle olmamıştı.Hocası keyfi-i Mehmet Efendi den son dersi alacağında hocası ona öleceksin demiş oda duraksamadan sen de öleceksin demişti.bunu duyan keyfi-i Mehmet Efendi ölüvermişti çünkü keyfe keder verilmişti...&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/kahvemollasi_3320466.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 20:10:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ne dolaplar dönüyor</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/ne-dolaplar-donuyor_3320440.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/ne-dolaplar-donuyor_3320440.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=HB_Mail_Container height=&quot;100%&quot; cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0 UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;

&lt;TR height=&quot;100%&quot; width=&quot;100%&quot; UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;
&lt;TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width=&quot;100%&quot; background=&quot;&quot; height=250 UNSELECTABLE=&quot;off&quot;&gt;
&lt;P&gt;Ne dolaplar dönüyor lafı osmanlı mimarisinde haremlik ile selamlık bölümlerini ayıran dolaptan gelir.çünkü haremlik kısmında pişirilen yemekler selamlığa verilmesi için bu dolaba konur hizmetçiler de bu dolabı döndürerek aldıklerı yemekleri beylerin önüne koyarlar.işte beyler arasında yaygınlaşan ne dolaplar dönüyor lafı aslında bugün kullandığımız bugün yemekte ne var sözüyle aynı anlamdadır.ancak günümüzde bu tabir daha çok kötü gidişi haberdar eden olaylarda kullanılır.&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/ne-dolaplar-donuyor_3320440.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 20:08:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ayyüka çıkmak</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/ayyuka-cikmak_3320135.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/ayyuka-cikmak_3320135.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Meskün mahalde ayyüka çıkmak yasaklanıyordu artık.bayramlarda çocuklara para vermenin yasak onları çalışmaya teşfik etmenin serbest olduğu günlerdi.ben 1mayıs eylemlerinden korktuğum için okula gidemezken ortadoğu da çocuklar sapanlara koydukları umutlarıyla dünyayı küfre zindan ediyordu.şarkı şiir resim roman hepsi elimden gelirdi de yumuşacık sandalyeler üzerinde eli kolu bağlı oturmak gücüme giderdi.cumbalı evleri görmek için az arşınlamadığım kale yollarında hep tarih bürürdü içimi.ve benim yaptığımda bir günlük tutma biçimi.her günü bugün şurda şunu yaptım demeden şiirlere hikayelere resimlere mimarilere ve sevdiğim melodilere gömmek.bu benim sessiz kalma biçimim yada haykırma biçimim;amaaa bu bir biçim.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;başlığı ayyüka çıkmak yaptım çünkü düşündüm ayyüka çıkmak ne demek ve nerden geliyor. öğrendimki ayyük bir yıldız ismi 1950 ye kadar bilinen en yüksek yıldız(dünyaya göre).&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/ayyuka-cikmak_3320135.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 19:14:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mozerella</title>
            <link>http://samiyaylali.blogcu.com/mozerella_3319916.html</link>
            <guid>http://samiyaylali.blogcu.com/mozerella_3319916.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=HB_Mail_Container height=&quot;100%&quot; cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0 UNSELECTABLE=&quot;on&quot;&gt;

&lt;TR height=&quot;100%&quot; UNSELECTABLE=&quot;on&quot; width=&quot;100%&quot;&gt;
&lt;TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width=&quot;100%&quot; background=&quot;&quot; height=250 UNSELECTABLE=&quot;off&quot;&gt;
&lt;P&gt;Marul ve domatesin aşkının meyvesidir&amp;nbsp;mozerella, yağmur düştüğünde marul yaprağına keder büyütür domates kendi çekirdeklerinde...yağmurlara kalkan olmaya çalışır da beceremez. sevdiği marul tattır.konuşmamaya gayret eder domates, onunla aynı toprakta büyürken hep kelimelerini saklar derdi büyüktür.yaşamak çok zordur çünkü sevdiği, yağmur tanelerince ezilmekte&amp;nbsp;birde üstüne&amp;nbsp;bu ezikliğini seslendirememektedir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;her ikiside yalnızdır ve birgün kavuşsalarda ortak bir yalnızlığa aşk diye inanacaklardır.birgün birgün diye diye bir ömür saymıştır domates o birgün güneşli bir günde gelir ikisinide koparır italyan bahçıvanlar.ahçılar doğrar ikisinide salata yaparlar bu büyük aşktan.oda nedir mozerella girer aralarına ama o ikisinin arasını bozmaya değil aşklarına tercüman olmaya gelmiştir bu aşkı gören ilk italyan aşçı içinden grazzie demiştir hakikaten teşekkür etmek gerekir Allah a mozerella domates ve marul vazgeçılmez bir tattır.sadece italyanlar için değil benim içinde böyle bu hikayeyi ben uydursam da italyan bayraklarını boşuna marul domates ve mozerellayı bayraklarının rengine vermemiştir&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://samiyaylali.blogcu.com/mozerella_3319916.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 19:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://samiyaylali.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>